Makine Bülten

Covid-19 ile hızlanan dijital dönüşüm

covid-19 makine

Covid-19 Dijital dönüşüm yani iş ve süreçlerin “insansızlaştırılması”, 21. Yüzyılda hızına hız katarak ve daha büyük oluşumlara dönüşüyor.

Dijital dönüşüm yani iş ve süreçlerin “insansızlaştırılması”, 21. Yüzyılda hızına hız katarak ve daha büyük oluşumlara dönüşerek zamanın akışına meydan okuyor. Tarih bizlere, yüzlerce yıl önce endüstrileşmenin sonucunda mekanik sistemlerin devreye alınması ile verimliliğin bir anda üst seviyeye taşınmasının yaklaşık 150 yıllık bir gelişim olduğunu gösteriyor.

Üretim mühendisliği kavramının doğması ile birlikte bilim, iş yapış şekillerine de etkilerini daha da fazla göstermeye başladı. Ardından bilgi sistemleri, üretimin daha sistematik takibini ve süreçleri iyileştirme imkanını sundu. Bu devrim sadece 35 yıl hükmünü sürdürdü. Bilgi sistemlerinin artık, işin bir parçasına dönüştüğü yıllarda İnternet sistemi ile şirketler coğrafi sınırlarını ortadan kaldırdı. Kurumlar artık daha da global hale gelmişti. Yeni iş modelleri, artık internet çağına adım atılması ile yeniden değişmişti. Bu devir de sadece 15 yıl içinde kapanmış ve büyük veri ve analitik devri açılmıştı.

Amaç kurumların daha akıllı olmasını sağlamaktı. Eğer yeterince çevikseniz rekabetin en önünde yer alabilirsiniz. Çünkü verinin değerini ortaya çıkaran analitik yetenekler ile artık daha karlı olabilirsiniz, daha optimize süreç yönetimi sağlayabilirsiniz ve riskinizi daha kolay yönetme imkanınız vardır. Bu devrim öncekilerden daha da kısa sürede, sadece 7 yılda yerini yeni bir devrime bıraktı.

“Akıllı otomasyon sistemleri”. Bugüne kadarki mekanik ve bilgi sistemlerinin üstüne konumlandırılmış bir analitik platform sayesinde, artık birçok iş veya süreç “insansız” yani dijital olarak yapılabilecek.

Bir 21. Yüzyıl İşletmesi stratejik olarak yeni teknolojilerin doğru karışımını kullanmalıdır

Covid-19 pandemi süreci, bizim için lokasyondan bağımsız bir iş hayatı nasıl olmalı öğretisini hızlandırdı. Bu etki sadece işimizi değil, insan davranışlarını da etkiliyor.

Birkaç örnek ile açıklamak gerekirse, artık alışveriş yaptığımız marketler değişti. Trafikte daha az vakit geçiriliyor. Daha verimli çalışılıyor. Çocuklar uzaktan eğitim alıyor. Ev ihtiyaçlarının neredeyse tamamı online kanallardan temin ediliyor. Daha fazla internet kullanılıyor. Enerji tüketimi davranışları değişti. Sağlık riski dijital ortamlarda yönetilmeye başlandı, yakın zamanda uzaktan teşhis kullanım örnekleri artacak. Buna benzer daha fazla örnek verilebilir ancak özetle insan yaşamı değişti. Artık akıllı otomasyon dönemine bir an önce adım atmak için daha fazla nedenimiz var.

Yaptığımız araştırmalar, önümüzdeki dönemde işletmelerin dört önemli yapı taşını en baştan tanımlama ve tasarlama gerekliliğini ortaya çıkarıyor.

  1. Müşteri Deneyimi: Deneyimleri kolaylaştırmak ve en iyi şekilde kişiselleştirmek için verileri kullanmak en iyi müşteri deneyimini sunar. Çevrimiçi kanalların kullanımının artışı ile her etkileşim noktası bir yandan müşteriyi tanımak için fırsat yaratırken, diğer yandan kişiye özel hizmet ya da ürün sunmaya olanak tanıyor. Müşteri profili ve davranışlarının yorumlayabilen analitik metotların kullanımı ile bir sonraki hareketi tahminlemeyi ve etkileşimi pro-aktif yapmayı mümkün kılar. Doğru zamanda etkileşim, güven sağlayan dijital deneyim ve etkin yönetilen kanallar benzersiz bir müşteri deneyimi sunmayı sağlar.
  2. Varlıkların Doğasını ve Değerini Değiştirme: Veriler, iş modeli değişiklikleri, fikri mülkiyet, ittifaklar ve ekosistemler de dahil olmak üzere geleneksel olmayan, maddi olmayan varlıklardan gelen değerin kilidini açar. Tutarlı ve doğru kararlar alabilmek için etkileşim ve deneyime ihtiyaç vardır. 21. Yüzyıl işletmeleri, deneyimlerini ve müşteri etkileşimlerini veri üzerinden yapabilir. Verilerin, öğrenen analitik modelleri beslemesi ile ortaya eşsiz sonuçlar çıkar. Ekosistemin parçası olan iştirakler her zaman bir adım önde olur.
  3. Her şey “as-a-service”: Organik olarak büyüyen dahili işlevler ve altyapı yerine hizmetlere erişmek daha hızlı büyütür. Gündemi takip etmenin zorluğu, işletmelerin kendi içlerindeki teknolojik gelişimlere ayıracağı iş gücü ve zamanın fazlalığı gibi etkenler büyümenin hızına olumsuz olarak etki eder. Çevik olmanın gerekliliği, özellikle de karmaşık ve sürekli gelişim ihtiyacı olan alanlarda servis kullanımının faydalarından yararlanmaktır.
  4. Geleceğin İşgücü: İş gücüne yeni bir yaklaşım getiriyor. Yalın, akıllı otomasyon kullanıyor ve platformlar aracılığıyla talep üzerine yeteneklere erişiliyor. Robotik süreçler bir süre önce teknolojilere bırakıldı. Günümüz, akıllı otomasyonlar ile makine öğrenimi, yapay zeka ve süreç otomasyonu teknolojilerini bir araya getirdi. İnsan yetenekleri daha yaratıcı alanlarda kullanılacak. İnsan yeteneklerinin değeri ve fayda zaman oranının yüksek olması nedeniyle daha efektif iş yapış şekillerine dönüşüm başladı. Dijital platformlar iş paylaşımları ya da yetkin yeteneklerin ofislerine dönüşüyor.

Zamanın hızı dijital dönüşüme karşın yavaş ilerliyor. Covid-19’un etkisi dönüşümü daha da hızlandırdı. İşletmelerin, müşterilerini benzersiz ve alakalı hale getirecek değere odaklanan yeni bir teknoloji ve yetenekler bütününe sahip olması gerekiyor. Geleceğin işletmelerinin odağında; teknolojilerin bir araya getirilmesine yardımcı olacak merkezi bir veri stratejisi, hibrit bir bulut ortamını bir araya getirecek bir “Önce Bulut” altyapı yaklaşımı ve müşterilere, tedarikçilere, ortaklara ve hatta çalışanlara yeni bağlantılar yaratacak bir ekosistemin gerekeceğinin kabulü olmalı.

Akıllı Şehirler

Tüm dünyada büyüyen Akıllı Şehir trendi, etkinleştirici ve yeni teknolojilerden etkili bir şekilde yararlanılmasını ve şehrin operasyonlarına, hizmetlerine ve yönetimine entegre ederek şehrin etkinliğinin, verimliliğinin ve sürdürülebilirliğinin artırılmasını gerektirmektedir. Karar alıcıların bu momentumu ve şehirlerini nasıl etkileyeceğini anlamaları, bu dönüşümü başlatmaları için çok değerlidir.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı, akıllı şehirleri 17 bileşene sahip yapılar olarak ele almaktadır. Covid-19 gibi salgınlar ve doğal afetler, akıllı şehirlerin birçok bileşenini doğrudan etkilemektedir. Bu etkiler hakkında gelecek döneme yönelik bazı öngörülerimizi paylaşmak isteriz.

  • Akıllı Ulaşım: “Veriye Dayalı Açık Platform (MaaS)“ platformu yolcu güvenliğini sağlamak amacıyla sosyal mesafe kurallarını çalışma modellerine dahil etmeye başlayacaktır. Covid-19, bunun gibi açık ve veri odaklı teknoloji destekli mobilite hizmetlerinin geliştirilmesini ve konuşlandırılmasını hızlandıracaktır. Doğal afet ve Covid-19 gibi salgınları hesaba katan senaryo modellemelerinin ve mevcut durumdan çok daha esnek ulaşım planlama süreçlerinin oluşturulması ihtiyacı da bu süreçte karşılaşılan bir gerçektir.
  • Akıllı Sağlık: Covid-19 sürecinde Dijital Sağlık Hizmetleri’nin benimsenmesinde önemli ölçüde bir artış gözlemlenmiştir. Bir Ipsos MORI araştırması, Mart ayının 3. haftasında çevrimiçi sağlık konsültasyon platformlarını kullananların sayısında 2. haftaya göre %80 artış olduğunu ortaya koymuştur. Dijital Sağlık’ta kullanılmak üzere yazılımsal ve donanımsal teknolojik çalışmalar hızla sürdürülmektedir.
  • Akıllı Altyapı: Veriye dayalı karar verme süreçleri benimsenerek altyapı endüstrisinin verilerden faydalanma yöntemleri, altyapı için nesnel anahtar performans göstergeleri oluşturulması ve karar vericilerin altyapı projelerine öncelik vermeleri konularında yardımcı olabilir. İnşaat teknolojisi (ConTech) ile geliştirilen robotların proje maliyetlerinde yarı yarıya düşüş sağlayabileceği öngörülmektedir. Ülkeler gelecekteki altyapı tedarik sözleşmelerinde, pandemi ve doğal afetler gibi kaçınılmaz ve sarsıcı olaylara karşı eylem ve yardım yönergeleri belirlemek, ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları en aza indirmek için yeni hükümler eklemeyi düşünebilirler.
  • Akıllı Enerji: Sektör, enerji talebi dalgalanmalarına karşılık Yapay Zekâ ve Makine Öğrenimi gibi teknolojileri uyarlayarak otomasyon ve yeni nesil teknolojileri benimsemeye istekli olduğunu göstermiştir. Almanya, AB, Hindistan, Güney Kore, BM, IEA, IRENA, IMF ve Dünya Bankası gibi devlet ve kuruluşlar “Yeşil Toparlanma Planları” çağırısında bulunarak, güncellenmiş yenilenebilir enerji hedefleri, solar enerji gelişimi için finansman destek çalışmaları ve dağıtılmış enerji kaynakları için aktif bir şekilde poliçe çalışmaları gerçekleştirmektedir. Bu poliçelerin de Blockchain (Blok Zinciri) çözümlerini de daha uygulanabilir hale getirilerek, salgın sebebi ile fiziksel olarak işleme almak yerine dijital ortamlar üzerinden çözümlerin hızla yaygınlaştırılması planlanmaktadır.
  • İletişim Teknolojileri: Bu dönem, toplumun geniş bant ve dijitalleşmeye geçişini hızlandırmıştır. Artan talebi karşılamak için, şebeke operatörlerinin altyapı ve yeni teknolojilerdeki yatırım stratejilerinde değişikliklere yöneleceği öngörülmektedir.

Yaşanmakta olan pandemi süreci karar alıcılar için yeni çözümler oluşturulması ihityacını beraberinde getirmiştir. Akıllı şehir dönüşümlerinin hızlandırılması bu çözümlerin hızla yaygınlaştırılmasında büyük fayda sağlayacaktır. Covid-19 salgını beraberinde getirdiği tüm olumsuzlukların yanı sıra, uzun yıllar sürmesi beklenen “dijital göç” sürecini oldukça hızlandırmış ve akıllı şehir uygulamalarının benimsenmesi için yeni bir zemin oluşturmuştur.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir